top of page

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Bunlar Kur’an’ı hiç mi etraflıca düşünmezler? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?
Doğru yol, kendileri için apaçık ortaya çıktıktan sonra gerisin geri dönenler var ya, onları bu yanlışa şeytan sürüklemiş ve beklentiler içine sokmuştur.
(Muhammed Suresi 47/24;25)

Gümüş Astarlı Bulut

ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK

Kişinin hangi konuda olursa olsun başkalarını aşağılayıcı duygu ve davranışlardan kendini arındırmasını ifade eder.

Alçak Gönüllü (Mütevazı) kişi; Kendi değerinin, elde ettiklerinin, kendisine verilen tüm nimetlerin kendisinden kaynaklanmadığını, bütün bunların her şeyi yaratan Allah'tan olduğunu bilir. Bu durumu Rabbimiz Allah bizlere şu ayet ile bildirmektedir.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Kim güç ve şeref isterse bilsin ki bütün güç ve şeref, Allah’ın elindedir. Güzel söz ona yükselir. O sözü de iyi iş yükseltir. Kötü plan kuranlar için çetin bir azap vardır. Onların planları boşa çıkacaktır.
(Fatır Suresi 35/10)

Gerek bu ayet, gerekse Kur’an’ın bütünün de bildirildiği gibi her şeyi Allah rızası için yapan, her şeyin Allah’tan geldiği bilinci ile hareket eden, başkalarını küçük görmeyen, büyüklenmeyen, yaratılış gayesini unutmadan güzel sözler ve güzel işlerle kulluk görevini yerine getirmeye çalışandır alçak gönüllü.

Maalesef bazı değerlendirmelere göre alçak gönüllük; kendini beğenmeme, kendini küçük görme, aptallık, kusurluluk ve beceriksizlik olarak ifade edilmektedir. Bu tür yanlış yorumlamalar gerçek alçakgönüllülük yerine kendini yüceltmeyi öncelikler ve bu da öz benliğe daha az vurgu yapar.

Alçak Gönüllü kişi;
-Kendine ve başkalarına bütüncül bir bakış açısına sahiptir.
-Akıllı olduğunu ama her şeyi bilmediğini, öğrenmek için başkalarına açık olması gerektiğini bilir.
-Kendisi hakkında gerçekçi bir görüşe sahiptir. Eksik yönlerini bilir, kusurlarını kabul eder.
-Becerilerinin farkındadır. Bu beceriler doğrultusunda en iyisini ve en güzelini yapmaya çalışır.

Kısaca alçakgönüllülük; uygun bir öz saygı duygusuna işaret eder, kendini aşağılama yoluyla aşağılanmaya katlanma yeteneği olarak yanlış kullanılabilir. Bu yanlış anlama, alçakgönüllülüğün boyun eğme ve uysallık gibi özelliklerle karıştırılmasından kaynaklanır.

İnanıp güveneler ve onları tanıyanlar bilir ki; inanıp güvenenler Rableri Allah’tan başkası karşısında boyun eğmezler, diklenmezler ama dik duruşlarını bozmazlar, Allah’ın yap dedikleri ve yapma dediklerini konusunda taviz vermezler.

Yanlış yapmıyorum diye düşünmezler ve Allah’ın buyurduğu gibi nefislerini sıkça sorguya çekip, özeleştiri yapıp bir konuda yanlış yapmışlarsa hemen Allah’a yönelirler ve bağışlanma dilerler.

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Hayır, (sandığınız gibi değil), kıyamet /mezardan kalkış gününe yemin ederim!
Hayır, (sandığınız gibi değil) Sıkça öz eleştiri yapan kişiye de yemin ederim!
(Kıyamet Suresi 75/1;2)

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adı ile
Göğe ve onu bina edene, yeryüzüne ve onu yayana, kişiye ve ona son şeklini verene, sonra ona günah işlemekte olduğunu da yanlıştan sakınmasını da ilham edene yemin olsun ki; kendini arındırıp geliştiren kesinlikle umduğuna kavuşur; kendini günaha batıran ise hayal kırıklığına uğrar.
(Şems Suresi 91/10)

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
Rahman’ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllülükle yürüyenlerdir. Cahillik edenler onlarla konuşunca, faydalı sözler söylerler.
Geceleri Rablerine secde eder ve kıyama dururlar.
Onlar şöyle derler: “Rabbimiz, cehennem azabını bizden sav! Onun azabı bitmek bilmeyen bir sıkıntıdır.
(Furkan 25/63;64;65)

Kendini sorguya çekme, insanlara faydalı sözler söyleme gibi birçok özelliği içeren Alçak Gönüllülük aşağılanmaya katlanma değildir. O kullar; kendilerini aşağılamaya çalışan, küçük gören cahillerin, kendini bilmezlerin karşısında diklenmeden, dik duruşlarını bozmadan, aklın ve/veya İslam dininin Kur’an’da doğru saydığı kurallar dışına çıkmadan elinden geleni yaparak, tavizsiz davranış gösterirler. Bu durumları Rabbimiz Allah Kur’an’da bizlere şu ayetlerle bildirmektedir.

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
Ey inanıp güvenenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, daha sonra Allah bir topluluk getirir. Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Müminlere alçak gönüllü, kâfirlere karşı dik duruşlu olur; Allah yolunda cihad* eder /ellerinden geleni yapar/ ve kınayanın kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur; onu, gereğini yapana verir. Allah, imkânları geniş olan ve daima bilendir.
Sizin veliniz /en yakınınız/ sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah’a boyun eğerek zekâtını veren müminlerdir.
(Maide Suresi 5/54;55)
Cihad; düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah’ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir.

Elinden geleni yapma, dik duruş ve tavizsiz davranış mutlaka Kur’an emirleri doğrultusunda yapılmalıdır. Bu davranışların böyle olması gerektiğini yani kurgulara bakmadan, herhangi bir haksızlığa meyletmeden, nezaket çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini Rabbimiz Allah emir buymaktadır. Bunun dışındaki her davranış olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilir. Aşağıda ki ayetler bu davranışların nasıl olması gerektiği ve sonucunda ulaşılacak olanı göstermek amacı ile örnek olarak verilmiştir.

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
Ey inanıp güvenenler! Allah için dik duran ve hakka uygun şahitlik yapan kimseler olun. Bir topluluğa olan nefretiniz, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Siz adil olun! Yanlıştan korunmak için uygun olan budur. Allah’a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.
Allah, inanıp güvenen ve iyi işler yapanlara vaat etmiştir: Onlar için hem bağışlanma hem de büyük bir ödül vardır.
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılarak kâfirlik edenler /onları görmezlikte direnenler/ var ya! Onlar da o yakıcı ateşin ahalisidir.
(Maide Suresi 5/8;9;10)

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
Sen kâfirlere /ayetleri görmezlikte direnenlere/ boyun eğme; onlara karşı bununla (Kur’an ile) tüm gücünü kullanarak cihad* et /elinden geleni yap/.
(Furkan Suresi 25/52)
Cihad; düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah’ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir.

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
O azap başlarına geldiğinde, yanlışlar içinde olan o kimseleri, kazandıkları şeylerden dolayı tir tir titrerken göreceksin. İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar ise cennet bahçelerindedir. Rablerinin katında istedikleri her şey onlarındır. İşte bu, büyük bir lütuftur.
Allah’ın, inanıp güvenen ve iyi işler yapan kullarını müjdelediği şey işte budur. De ki: “Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum, benim istediğim sadece, (Allah’a) yaklaşma konusunda göstereceğiniz sevgidir.” Kim güzel bir iş yaparsa onun o işine güzellikler katarız. Çünkü Allah çokça bağışlayan ve üzerine düşeni eksiksiz yapandır.
(Şûrâ Suresi 42/22;23)

Sonuç diyebiliriz ki; Alçak Gönüllük; yeteneklerini, başarılarını, başarısızlıklarını, hatalarını ve diğer insanları da bu durumları ile doğru bir şekilde değerlendirebilmektir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda; sınırlarını kabullenme, fikirlere açıklık, her şeye değerini Kur’an’da ve sahih hadisler de bildirilen İslam dini ölçülerinde değerince vermektir.

Rahmân ve Rahim Olan Allah'ın adı ile
Gerçek, senin Rabbinden gelendir. Sakın tereddüt edenlerden olma!
Herkesin yöneldiği bir hedefi vardır. Siz, hayırlı işlerde yarışın. Nerede olursanız olun, Allah hepinizi bir araya getirecektir. Allah her şeye bir ölçü koyar.
(Bakara Suresi 2/147;148)

islamdan.com

Gerek sitemizde yayınladığımız konular olsun, gerekse başka kaynaklardan din konusunda söylenen şeyleri mutlaka Kur’an bağlamında değerlendirin.

Sadece bilgi vermek amaçlı olup, yazılanlar fetva niteliği taşımamaktadır.

İslam’dan © 2025

Öğrenmek / Öğüt Almak

bottom of page